Tuesday, November 13, 2007

YE#28 Kış Hazırlıkları - Kamber Biberi


Mahzun Prenses, bu ayın ilk etkinlik konusunu "Kış Hazırlıkları" olarak belirleyince, çoğunluğu olduğu gibi beni de çocukluğuma götürdü. Tarhanalar, salçalar, erişteler, reçeller... Eskisi kadar olmasa da alışkanlığı devam ettirmeye çalışıyorum ben de. Teşekkürler Mahzun Prenses, kolay gelsin sana.

Çocuklarım da annemin yaptığı tarhana ve erişte ile büyüdüler. Diğer makarna çeşitleriyle çok sonraki yıllarda tanıştılar. Hala, sabahları çorba içme alışkanlıkları devam ediyor. Bilhassa tarhana.

Annem rahmetli olduktan sonra görev ablama devroldu. Ablam da iki yıldır tarhana yoğuramıyor. Bu yıl ben yoğurdum. Anladım ki, biz hazır ne güzel tüketiyoruz. Yoğurması bile mesele. 5 Kg. un, 2 kg. biber, 1 kg domates, 1 kg kuru soğan, 1 kg. süzülmüş yoğurt, 1/2 kg haşlanmış nohut,1 demet maydanoz ve nane, 3 kaşık eski tarhana ve 1/4 paket tuz. Epeyce kol kuvveti gerekiyor. ( Biber soğan ve domates, suyu yarıya ininceye kadar pişiriliyor.)

İstanbul rutubetli olduğu için bu işi Eskişehirde yapıyoruz. Yoğurduktan sonra üzeri kapatılıyor, 8-10 gün sabah akşam bir kez yoğuruluyor. Sonra parça parça kopartılıp, ( köfte şekline getirip) gölgede, temiz bezler üzerinde kurutuluyor. Kuruduğu anlaşılınca robottan geçirilip, bez torbalarda muhafaza ediliyor.

Kamber biberi ise, çorbaların yanında, kahvaltıda pek güzel gidiyor. Kırmızı biberin faydalarını bir daha saymama gerek yok. Onu da şöyle yapıyoruz:

Biberlerin baş kısımları kopartılıp, tohumları temizleniyor. Fırın tepsisine dizilip, közleniyor. Fırında çok tutmaya gerek yok. Ayrıca konserve de yapacağız çünki.
Közlenen biberlerin kabukları soyulmadan, her birinin içine, hepsi 1' er çay kaşığı olmak üzere, şeker, tuz, sirke, 1 diş sarımsak, 1 defne yaprağı, 3-4 adet tane karabiber koyuluyor. Kavanoza üst üste diziliyor. 1 kg biberi, orta boy kavanoz alıyor. Kullanılmamış kapak kapatılıyor, derin bir tencereye, örneğin, düdüklü tencereye kavanozlar diziliyor. Üzerini geçecek kadar su koyup, kaynamaya başladıktan sonra 20 dk. kaynatılıyor.Tüketeceğimiz zaman, kabukları soyuluyor.

Kış hazırlığı olarak, biraz salça yaptım, biraz da patlıcan közleyip buzluğa koydum. Bir kaç çeşit de reçel yaptım. Onları yayımlamıştım daha önce.

Hepinize, ağız tadınızın yerinde olduğu bir kış geçirmenizi dilerim. Afiyet olsun.

24 Comments:

Blogger tata said...

Hayirli kislar becerikli arkadasim.
Ellerine saglik, gercekten tarhana hazirlamasi zahmetlidir, fakat ev tarhanasinin üzerine de yoktur. Biberlerin de görünüsleri cok güzel!
Sevgiler

11:59 PM  
Blogger Müge Hüner said...

Münevver Ablacığım;
Ellerine kollarına sağlık, ben hep diyorum Nane Limon benim başucu kitabım gibi diye...Hep faydalı bilgiler, lezzetli tarifler, ip uçları.

Bende şu anda kayınvalidemin yaptığı tarhanayı hüp hüp içmekteyim 2 kıştır. Meğer yapımı ne zahmetliymiş, hemen açıp bir teşekkür etmeli kendisine şöyle daha etraflıca. Öperim seni, 3 vakte kadar görüşmek üzere:)

2:41 AM  
Blogger Bocuruk said...

Yorum yazmak için bu 3. denemem, bakalım bu sefer olacak mı?
Ablacığım, ne demeli bilmem ki. Yenilerin moda tabiri ile "süpersin"! Maşaallah da diyelim tabii. Kamber biberini de öğrendim sayende. Bu sayfaya her geldiğimde yeni yeni şeyler öğreniyorum ne güzel. Müge o kadar güzel tanımlamış ki bu durumu. Ona yürekten katılıyorum. Ellerine sağlık:)
Sevgilerimle...

4:10 AM  
Blogger munevver said...

Tata'cığım, çok da besleyici bir çorba. Bizden sonraki nesil devam ettiremeyecek bunları ne yazık ki.

Teşekkür ederim Müge'cik. Öyle düşündüğün için. Emek verilen her şey güzel oluyor. Kayınvalidenin de ellerine sağlık.

Elvan, sabahleyin, yazımı yazdıktan bir müddet sonra ben de sayfamı açamadım. Şimdi problem düzeldi herhalde. Teşekkür ederim sana da Elvan'cığım. Bloglarımız bildiğimizi paylaşmak için. Ben de sizlerden pek çok şey öğreniyorum.

Hepinize sevgiler, hoşça kalın.

4:35 AM  
Blogger Bizim Evin Mutfağı-Aysel said...

Kamber biberini tanımış oldum sayenizde. Değişik bir lezzet ve görüntüsü var. Elinize sağlık sevgiler.

6:17 AM  
Blogger nilay said...

Biberler çok farklı olmuş... Nereden buluyorsun her daim bu faklı tarifleri arkadaşım :) Ellerine sağlık

sevgiler

11:10 AM  
Blogger munevver said...

Aysel, bu biberi İstanbulda pek göremiyoruz. Zaten, Eylül,Ekim Kasım başlarında çoğalıyor. Geçenlerde pazarda gördüm. Epeyce pahalıydı. Eskişehirde çok bol.

Nilay'cığım, kamber biberinin tadı, diğer kırmızı biberden daha farklı. Daha da etli. Turşu olarak, ya da benim yaptığım şekliyle tüketiliyor. Eskişehirde çok yapılır bu biber.

Teşekkürler, sevgiler ikinize de.

10:14 PM  
Blogger Cafe Gusto said...

Sevgili Münevver ellerine sağlık ev yapımı herşeyi çok severim.Biberler de çok değişik olmuş güle güle yiyin.sevgiler...

1:25 PM  
Anonymous Anonymous said...

Münevver ablacım bizde kayınvalidemin yaptığı tarhanayla bütün kışı geçiririrz. Ben nasıl yapıldığını biliyorum ama daha kendim yapmadım. Sadece kayınvalidem yaparken görmüştüm. Yapması zahmetli ama yemesi çok güzel. Çocuklarda çok seviyor. Bibderlerde çok güel görünüyor. Ellerine sağlık. Hayırlı cumalar, iyi hafta sonları..

11:27 PM  
Blogger SEYAHAT ve LEZZET ÜZERİNE (FS) said...

Bu biberi ilk kez, Bulgaristan göçmeni bir arkadaşım sayesinde tanıdım ve yedim. Harika bir biber türü. Oldukça da tatlı..Adını ilk kez Münevver'den öğreniyorum. Sevgiler..

7:56 AM  
Blogger Ferhanca said...

Biberler çok şirin .ne güzel hazırlamışsın.ben de kırmızı biberleri közleyip buzluğa koydum birazınıda kavonozda zeytinyağın içinde dolaba koydum .ellerine sağlık afiyetle yiyin.

8:06 AM  
Blogger munevver said...

Teşekkür ederim Serpil. Pek bilinen bir biber değil kamber biberi.

Ebru, biz de tarhanasız yapamıyoruz. Çok besleyici bir çorba. Senin çocuklarının da sevmesi ne iyi.

Feyhan, köklerimizin bir bölümü de Bulgaristandan zaten. Göçmenler bu biberi çok kullanır. Yalnız İstanbulda pek bulunmuyor. Pazara 1-2 kez geliyor sadece. Çok lezzetli, etli bir biber türü.

Ferhan, kırmızı bibebin tombul ve daha etli bir türü bu biber. Sana da afiyet olsun.

Hepinize teşekkürler, sevgiler.

8:13 AM  
Blogger Calisan Anne said...

Ellerinize sağlık Münevver ablacım, hepsi müthiş gözüküyor. SEvgiler, Esra

1:45 PM  
Blogger IŞILCA TATLAR said...

Münevver Hanım,
Bu biberleri ilk kez geçen kış Kuşadasına gittiğimde görmüş ve alıp gelmiştim. Ancak ne yapıldığını da bilmediğimden etli dolmasını yapmaya çalıştım. Çalıştım diyorum, çünkü içleri yassılığından dolayı çok küçük olup fazla da bir iç malzemesi almadı. İsmini de ilk kez sizden duyuyorum. Çok hoş bir ismi varmış.
Sizlerden birşey daha öğrenmenin mutluluğunu yaşıyorum. Tarhananzın malzemelerini okuduğumda bizim yaptığımızla aynı olduğunu gördüm.
Benim anne tarafım da Bulgaristan göçmeni, sanırım annelerden öğrenilenler aynen uygulanıyor.
Her iki hazırlığınız da çok güzel olmuşlar. Bu biber gibi bildiğiniz yöresel başka da lezzetler varsa bloğunuzda yer verirseniz sevinirim.
Sevgilerimle,

3:30 PM  
Blogger Unknown said...

Sevgili Munevver'im,
Senden hep yeni ve guzel seyler ogreniyoruz.Buda onlardan biri idi.Ellerine saglik.OPerim.

Gulenay

6:14 PM  
Blogger NiNo said...

cok guzel gorunuyolar ellerine saglik canim

1:44 AM  
Blogger munevver said...

Teşekkür ederim Esra'cığım.

Işıl, demek ki memleketliyiz. Bu biber göçmenler tarafından çok kullanılır.
Daha önce, Kırma ve Peynirli Ispanak Kavurma'yı anlatmıştım Işıl. Zaman zaman yer veriyorum Memleket yemeklerine. Teşekkürler.

Gülenay, seviyorum değişik tad ve yemekleri. Burada da paylaşmaya çalışıyorum. Sağ olasın.

Nino, teşekkürler sana da.

Hepiniz, sevgiyle hoşça kalın.

11:24 AM  
Blogger Selen said...

Münevver ablacım,
Bizde de tarhanayı anneannem yapardı her yaz. Son senelerde o yapamayınca annem devralmıştı görevi. Ben de arada yardım ederdim tontonuma. Bayılırım tarhananın yaşkenki kokusuna ve tadına :)Ellerine sağlık marifetli kadın...

4:08 PM  
Blogger Açalya said...

Beni ta çocukluğuma götürdüğünüz için teşekkürler. Yapımları sırasında tüm evi saran buram buram tarhana ve biber salamurası kokusu burnuma geldi. Ellerinize sağlık, bu arada ben tarhana da bir de yumurta var sanıyordum, sanırım yöre yöre değişiyor tarif.

7:43 PM  
Blogger munevver said...

Selen'ciğim, büyüklerden öğrendiklerimizi uyguluyoruz biz de. Bizden sonra da devam edecek mi, o kunuda endişelerim var. O kokuyu herkes sevmez; ama, ben de severim. Hafif ekşi...

Açalya, ne güzeldir o kokular... Anne kokar, yaşanmışlık kokar, emek kokar... Sonrasında da sıcak, dumanı tüten bir tarhana ve yanında biber, lahana turşusu. Başka bir şey istemez. Her tarhana da o kadar güzel olmaz. İçindeki malzemeleri iyi ayarlamak gerekir. Tarhanaya yumurta koymuyoruz Acalya. Dediğin gibi yöreden yöreye de değişiyor yapımı. Birçok çeşidi var tarhananın da. Teşekkürler ziyaretin için.

İkinize de teşekkürler, sevgiyle.

10:20 PM  
Anonymous Anonymous said...

selam..tarhana yapmak zahmetli bir iştir..bence yıllardır hazırına konuyordum bu sene yapımında bulundum. yerken şimdi daha lezzetli geliyo bana...sevgiyle kalın..

1:02 AM  
Blogger munevver said...

Hünerli eller, ellerinize sağlık sizin de. Çok emek istiyor; ama, çok lezzetli ve besleyici bir çorba oluyor. Bilhassa çocuklar için.

Teşekkürler..

1:53 AM  
Blogger yemek said...

Münevver abla'cığım, kamber biberini hiç duymamıştım. Sayende tanımış olduk.
Ellerine sağlık.
Sevgiler Almanya'dan.

2:14 AM  
Blogger munevver said...

Lavantin belki görmüşsündür. Diğer kırmızı biber gibi çok bulunmuyor. Ona göre daha etli.

Sevgiyle,

10:45 PM  

Post a Comment

<< Home