Wednesday, October 03, 2007

Mim: 187. Sayfa


Sevgili Elvan günlükler arasındaki yeni bir MİM için beni de sobelemiş. Okuduğumda çok hoşuma giden bir mim olmuştu. O nedenle Elvan'ın sobesini hemen kabul edip yazıyorum.

Kural : En yakınımızdaki bir kitabın 187. sayfasındaki ilk cümleyi yazmak. Bu kitabın, çok okunanlardan olması gerekmiyor. Elimize geçen ilk kitap olması önemli.

Benim en yakınımdaki kitap, halen okumakta olduğum, Forrest Carter'ın "Küçük Ağaç' ın Eğitimi" adlı kitabı. Kızılderili bir çocuğun ağzından yazılmış. Zevkle okuyorum. Eğer, Şeker Portakalı' nı, Martı' yı ya da Küçük Prens' i okuyup sevdiyseniz, bu kitabı da seveceksiniz.

187. Sayfa, 1. ve 2. cümle:

"Büyükbaba dedi ki, vaizler kendileriyle o kadar ilgiliymişler ki, kapıların anahtarını ellerinde tutarlarmış. Kendileri gibi düşünmeyenleri içeri sokmamak için şifreleri varmış."

Oyunun kuralını bozuyorum ; ama, kitapta çok hoşuma giden bir cümle de şu oldu. " Bir şey yitirdiğin zaman yorulmak iyi gelir."
Anne ve babasını kaybettiği için, büyükanne ve büyükbabasıyla yollara düşen küçük çocuk yürümekten yorulunca, büyükbabanın cevabı böyle idi.
Ne kadar anlamlı değil mi?

Şimdi, ben de önce Defne' yi ve Tata 'yı bu oyuna davet ediyorum. Sonra da farklı bir şey yapıp, bu satırları okuduğunu düşündüğüm sevgili Itır' ı sobeliyorum. Yorum olarak yazması için.

Kitapların dünyasında kaybolup, her şeyi unutmak dileğiyle...

12 Comments:

Blogger Bocuruk said...

Katıldığın için çok teşekkür ederim. Okumak istediğim kitaplardan birisi okuduğun ve cümlesini yazdığın kitap. Şimdi okuma isteğim daha da arttı. Bir kitap insana yaşama sevinci verir mi? VERİR!
Sevgilerimle...

5:59 AM  
Blogger munevver said...

Rica ederim Elvan. Epeydir okumak istediğim bir kitaptı. Çok beğendim.Çocuk eğitimi ile ilgilenenler için bir rehber niteliğinde. Kitap bitmedi daha; ama çok beğendiğim bir bölüm de, bir av sahnesiydi. İhtiyaç olduğu kadar avlanmak, güçsüzleri avlamak hakkında. O bölümden de çok etkilenmiştim. Doğada, bir tek insanlar ve arılar ihtiyaçtan fazlasını tüketirlermiş. Arıların amacı, bal yapmak. Ya insanların?

Bu mim, çok hoşuma gitti. Teşekkür ederim sana.

12:19 PM  
Blogger zinnur said...

Munevver, cok sevdigim bir kitaptir bu. Ingilizcesini okumus, okurken de bol bol aglamistim yillar once. Gecen yil Zeynep'in okul kitabi olunca yine gundeme geldi, birlikte konusabilmek firsatimiz oldu uzerinde. Senin de sevdigini ogrenmek beni sasirtmadi ama mutlu etti, bir ortak noktamiz daha oldu diye.
Sevgiler,

12:24 PM  
Anonymous Anonymous said...

Amanin amanin, Nane Limon beni sobelemis. Cok heyecanlandim. Ne de olsa bu oyunlara katilmak her blogsuza kismet olmuyor.

MIM'e davet edildigimi gorunce ne yaptim? Basimi bilgisayardan kaldirip saga bir bakis attim. Masamda en ustte duran kitabi gordum. Eyvah! Teknik bir kitap. Ama okulda zaten ders kitabi olmayan, teknik bilgi icermeyen kitabim yok. Eyvah, eyvah. Ustelik de Ingilizce. Uc kere eyvah. Eh ne yapalim, oyunun kuralina uyalim. Kitabi elime aldim. "Belki de 187. sayfasi iki bolum arasina gelmistir ve sayfa bostur." diye heveslendim. Eyvah, sayfa bos degil. Neyse ki sayfada denklem yok! (O kadar eyvahtan sonra bir rahatlama...)

Kitabin adi: The Theory and Practice of Revenue Management (Gelir Yonetiminin Teorisi ve Pratigi)
Kitabin yazarlari: Kalyan Talluri, Garret van Ryzin

2004 yilinda Kluwer Academic Publishers tarafindan basilmis.

s.187, ilk tam cumle:

"Therefore, each firm is essentially a price taker – able to sell as much as it wants at the prevailing market price but unable to sell anything at higher prices."

Cok da duzgun olmayan bir tercumesi soyle: "Dolayisiyla, her firma fiyat kabullenicidir – firmalar piyasa fiyatinda istedikleri kadar urun satabilirler ama piyasa fiyatinin uzerinde bir fiyatla hic satis yapamazlar." (Bu cumle kitapta tam rekabet piyasasini anlatan bir paragrafta yer aliyor.)

Eh oyuna katildim. Ama dusundum ki, ben de uc kisiyi sobeleyebilirim! Yasasin! Eve donunce hemen ailenin diger iki ferdini sobeledim. Onlar birlikte katilmayi tercih ettiler ve evdeki bilgisayara en yakin rafa el attilar. Bu rafta evin en kucugu icin Turkiye'ye son gidisimizde aldigimiz masal kitaplari duruyor.

Kitabin adi: Aisopos Masallari

Ceviren: Nurullah Atac

Kitap YKY tarafindan Dogan Kardes serisinde basilmis. Bizde 2005 yilinda basilmis olan dorduncu baski var.

s.187, ilk tam cumle:

"Bazi insanlar da vardir, sagliklarinda dostlarina bile kotuluk eder, ancak olumlerinden herkese bir hayir dokunur; bu masali iste onlara anlatmali." (Yilan ile Yengec masalinin son cumlesi)

Geriye kaldi bir sobeleme hakkim! Zinnur Hocam, bu sira disi sobelemeyi kabul eder misiniz?

Nane Limon, cok tesekkurler. Baksaniza, bu oyunlara katilmaya ne kadar da hevesliymisim!

itir.

8:39 PM  
Blogger Defne said...

Münevverciğim,
çok keyif verici bir sobe bu :), teşekkürler.

2:03 AM  
Blogger munevver said...

Zinnur'cuğum, ben de mutlu oldum. Ah, şöyle, enikonu görüşebilsek, neler çıkacak daha kim bilir?
Beni çok etkileyen bir kitap, dönüp dönüp bir daha okuyorum. Martı'da da öyle olmuştum. Sevgiler, hepinize.

Itır'cığım, senin 187. sayfanda neler var, diye merak ettim. Çok da güzel oldu. Hele Mina'nın kitabındaki cümle, ne kadar güzeldi.
Katıldığın için çok teşekkür ederim
Sevgiyle öpüyorum hepinizi.

Defne'ciğim, ben de merakla senin cümleni bekliyorum.

Hepinize sevgiler, hoşça kalın.

5:24 AM  
Blogger ev perisi;) said...

Ne hoş bir sobe!
muhabbetle...

11:02 AM  
Blogger Hülya YILMAZ said...

Bu benim de çok etkilendiğim bir kitaptı.
Kızılderililerin yaşamı, kültürleri, kısaca hayata bakışları hep ilgimi çekmiştir. Bu kitabı da çok severek okumuştum.
Bence herkes okumalı...
sevgiler,

12:55 PM  
Blogger munevver said...

Evet Şükran, bence de.
Sevgiyle.

Hülya, benim de uzun zamadır okumak istediğim bir kitaptı. Nihayet okuyabiliyorum. Bence de herkes okumalı.

İkinize de teşekkürler, hoşça kalın.

10:14 PM  
Blogger Unknown said...

Kitabi oyle guzel anlatmissinizki...Turkiye'ye gidenlerden siparis verecegim.

Munevver'cigim umarimn iyisindir.

Sevgilerimle
Gulenay

9:01 AM  
Blogger umran said...

Sevgili Munevver,
Uzun zamandir yazamadim sana, ve diger arkaslara. Paylasimlarin hep beni mutlu ediyor onun icin takip ettiklerimdensin.
selamlarimi gonderiyorum.

10:28 PM  
Blogger munevver said...

Gülenay, senin de okumanı isterim. Öğrenilecek çok şey var. İyiceyim. Teşekkür ederim.

Ümran, merhaba. Epey oldu görüşmeyeli. Ben de sıcaklarda hem günlüğümü ihmal ettim, hem de ziyaretlerimi. Yavaş yavaş düzene giriyorum ama. Sağ olasın.

Sevgiler ikinize de.

10:49 PM  

Post a Comment

<< Home