Thursday, June 14, 2007

Yasemin Çayı Eşliğinde Limonlu Kurabiye


18. 06. 2007 ekleme: DDD etkinliğimizin bu haftaki konusu : "Hece Yapısı ve Satır Sonunda Kelimelerin Bölünmesi." Konuyu sevgili Selen hazırladı. Bu önemli konudaki bilgilerimizi tazelemek için Selen'in günlüğüne uğramaya ne dersiniz?

"YE 23 ' ün bu ayki konusu da "Diyabetik Tarifler." Sevgili Defne Nur ev sahipliği yapıyor. Ne yazık ki etkinliğe çeşitli nedenlerle katılamadım; ama, tarifleri zevkle takip edeceğim.
.......................................................................................................

Çok sevdiğim arkadaşım Saadet'in kızı Sezin, gittiği bir Çin seyahatinden bana da bir bitki getirmiş. Şekli sanki muskata benziyordu; ama üzeri yumuşak lifler halinde bir kabuk ile kaplıydı. Kokladım, güzel bir koku hissettim. Çay gibi demlemem gerektiğini söyledi arkadaşım.
Tarif üzerine sıcak su ile cam demlikte demledim. ( Bu, bitkinin açılmasını görmemiz için gerekli.) Hayran hayran seyrettim. "Allahım, bize nasıl nimetler bahşetmişsin?" dedim. Resimlerini çektim ve sizlerle de paylaşmak istedim.

Hafif, yasemin kokulu çok hoş bir çay elde etmiş oldum. Sizlerin de görmenizi istediğim için fincana süzdükten sonra üzerine yasemini de koydum.


Çok teşekkür ederim, sevgili Sezin. Bana Amerikadan taşıdığın için elbette, sana da Saadet'ciğim.







Bu güzel çaya eşlik edebilecek en güzel kurabiyenin de "Limonlu İtalyan Kurabiyesi" olacağını düşündüm. Bu kurabiyeyi sevgili İpek, (Acemi Aşçı -acemiliği böyle, ustalığını çok merak ediyorum- ) kurabiye etkinliği için yapmıştı. Limonlu tatları çok sevdiğim için hemen denedim. Gördüğünüz güzellikler oldu. Hepimiz çok beğendik. Hatta, tarifi okuduğumda, hamur öyle aklıma yatmıştı ki, -hiç yapmadığım halde- ilk denememi o gün gelecek misafirler için yaptım. Onların da çok hoşuna gitti. Tarifte göreceğiniz üzere içindeki yağ miktarı da az. Hele o üzerindeki kaplaması. Hepinize denemenizi öneririm. Sana da çok teşekkürler İpek'ciğim.

Benden bu haftalık bu kadar. Hepinize afiyet olsun. İyi hafta sonları.....

28 Comments:

Blogger daimamutfak said...

Münevver'ciğim bunu paylaşman iyi oldu.Ne güzel bir bitki bu böyle.Gerçekten yaradan ne de güzel yaratıyor.Kıymetini bilmeliyiz tüm doğanın.Kurabiyeyi yapmayı bende düşünmüştüm.Senden de duymak iyi oldu deneyeceğim.Güzel sunumuna teşekkürler canım..sevgiler.neriman

12:32 AM  
Anonymous Anonymous said...

Daha bilmediğimiz kimbilir ne güzellikler var yaratılmış. Blogları da bu yüzden çok seviyorum. Bilmediğimiz çok konu ile alakalı bilgi sahibi oluyoruz. Kurabiyeyi ben de denemeyi düşünüyorum, ellerine sağlık Münevver abla.

aintabsofrasi.blogcu.com

1:13 AM  
Blogger cekirdeksizuzum said...

Geçen yıl gittiğimiz bir Çin lokantasında yemekten sonra yasemin ve yeşil çay karışımı olduğunu söyledikleri bir çay ikram ettiler. Dünyayı yemiş olamıza rağmen hiç hazımsızlık kalmadı. Çok da hoş bir kokusu vardı. Bu şekilde kaynatıldığını ve kaynarken açıldığını ise ilk kez görüyorum. Çok hoş bir görüntü.
Ellerinize sağlık, sevgiler...

5:56 AM  
Blogger Fast food kültürüne inat tabakta lezzetler... said...

İyi sağlık, huzurlu ve mutlu bir hafta sonu diliyorum.
Sevgilerimle…

6:11 AM  
Blogger tata said...

Oh, ne güzel, caya da kurabiyeye de yetistim. Hepsi birbirinden güzel, hele sunan da sevgiyle paylasiyorsa, bu hafta iyi gececek demektir.
Sevgiler

6:45 AM  
Blogger Behiye said...

Bu çayı ben görmüştüm ve çok ilginç gelmişti Münevver abla. Kurabiyeler de çok leziz, ben de listeye yazdım ama o listelerim hiç bitmiyor ki...Dün sizin arşivde de gezindim biraz :) Sevgiler.

7:45 AM  
Blogger ipek said...

Komşum, bu ne güzel bir davet oldu. Çaya, sunuşa ikrama hayran kaldım. Hem göze hem damağa hitap eden harika bir çay. Yeni birşeyler öğrenmiş olmanın keyfi de cabası.
Kurabiyeler senin elinden daha da güzel olmuş, beğenilmesine çok sevindim..
İyi hafta sonları
Sevgiler
İpek

8:20 AM  
Blogger Yelda Özyurt said...

Gercekten harika, paylastigini icin tesekkurler...

11:16 PM  
Blogger hayat said...

Münevver'ciğim, ne harika bir bitki ve açılınca çok güzel bir görüntü olmuş. Hamdolsun bizleri yaradana ne güzellikler veriyor. Canım mis gibi çayın yanına limonlu kurabiye ne güzel gitmiştir afiyetler olsun.Ellerine emeğine sağlık.
Selam ve sevgilerimle...

11:48 PM  
Blogger munevver said...

Gerçekten Neriman, doğanın nasıl mucizeleri var. Hayran olmamak elde değil.

Naile, ben de pek çok şey öğreniyorum,internet günlüklerinden. Senin dediğin gibi daha neler var kim bilir?

Çekirdeksiz üzüm, ben de yasemin ve yeşilçay karışımını içmiştim ama böyle bir şey değildi. Galiba o kurutulmuşu idi. Ne kadar nefis bir çay o da, değil mi?

Hepinize teşekkürler, hoşça kalın..

2:29 AM  
Blogger munevver said...

Ben de senin için sağlıklı, mutlu bir hafta diliyorum Perihan.

Tata'cığım, açılışını seyrederken, çocuklşar gibi mutluydum. Böyle şeyler beni çok mutlu ediyor.

Behiyeciğim, demliğin başında,heyecanla bekledim açılmasını..Birer birer lifler açıldı ve içinden beyaz çiçekler fırladı. Ben de hayran hayran seyrettim.
Limonlu kurabiyeleri yapmalısın Behiye..Biz çok beğendik.

Teşekkürler hanımlar, sevgiyle....

2:34 AM  
Blogger munevver said...

İpek'ciğim, ikisi birbirine pek yakıştı. Yaseminin açılışını kaçırmayayım, bir taraftan da resmini çekeyim diye telaşlandım; ama, açılırken de çekebildim. İçinden çiçeğin bir fırlaması var İpek, hayran olmamak elde değil..

Teşekkürler Yelda, heyecanımdan hemen sizlerle de paylaşmak istedim.

Evet Hayat'cığım, ne güzel nimetler var kim bilir bilmediğimiz..Ben büyülendim bu çiçekten.Daha önce yine Çinden gelen bir yasemin çayı içmiştim;ama, o karışımdı ve toz halindeydi. Bu halini ilk kez gördüm. Arkadaşımın kızına ne kadar teşekkür etsem az..

Teşekkürler, sevgiyle hoşça kalın....

2:42 AM  
Anonymous Anonymous said...

bu cayi gecen yil hanimis isilin sitesinde gordugumden beri merak ediyorum. acaba istanbulda satilan biryer yok mudur? goruntusu bir harika. herkes uzakdgoudan getirmis ama bize yazik degil mi :(

10:31 AM  
Anonymous Anonymous said...

bu arada yukardaki yorumu ben yazdim
nurgul

10:32 AM  
Blogger LaMa said...

Ne huzur veren bir goruntu olmus...

5:01 PM  
Blogger munevver said...

Nurgül, hoş geldiniz. Ben, ilk kez görüyorum bu çayı. İstanbulda arayacağım. Bulursam size haber veririm. Ziyaretiniz için teşekkürler.

Lama'cığım gerçekten öyle. Açılışını ve renk verişini seyrederken içim huzur doldu..

Teşekkürlerim ve sevgilerimle...

9:15 PM  
Blogger Bocuruk said...

Çay da kurabiye de sıcacık duygular uyandırıyor insanda. Çok da güzel fotoğraflamışsın. Ellerine sağlık:)
Sevgilerimle...

1:00 AM  
Blogger Defne said...

İpek ile buluşmalarımızdan birinde karşılıklı konuşurken de bahsetmişti kurabiyelerin ne kadar hoş olduğundan. O gün bugündür aklımdalar. Sen de deneyince, bir başka ustanın referansını da almış oldu bu güzel kurabiyeler. Denenecekler listesine acele bir tik daha atmalı :).
Ellerine sağlık.
Sevgiyle...

1:32 AM  
Blogger Papatya said...

Sevgili Munevver
geçen sene Eylülde ben de "Yaseminli Çin Çayı" başlıklı bir yazı yazmış, çayın içinde açan yasemin tomurcuklarının fotoğraflarını da orada paylaşmıştım :) Onu hatırlattı bana. Atinadaki Çinlilerin dükkanından getirmişti eşim de bana.
Sizin çayınız da ilginçmiş. Eh ne de olsa Çinliler bu çay işini herkesten iyi biliyorlar :)
Sevgiler,
Papatya

Not: Limonlu dondurma tarifimi deneyebildiniz mi? Dondurma makinası yok diye (aslında gereksiz yere) endişeleniyordunuz da...

6:15 AM  
Blogger munevver said...

Teşekkür ederim Elvan. O kapalı bitkinin içinden nasıl bir mucize çıkıyor değil mi? Çok hoşuma gitti benim.

Defne'ciğim, limonlu kurabiyeyi kesinlikle denemelisin. Hem çok da kolay. Hiç uğraştırmadı. Beğeneceğini umuyorum ben de.

Sevgili Papatya, daha önce ben de içmiştim yaseminli bir çayı. Böyle değildi ama. Şimdi sen bahsedince hatırladım senin yazını. Gidip bakayım tekrar.
Limonlu dondurmayı bu hafta sonu yapmayı düşünmüştüm, Ama bazı nedenlerden, doğru dürüst yemek bile yapamadım.Bu sıcakta ne de güzel olurdu. Sana haber vereceğim.
Teşekkür ederim. Maya'yı benim için kokla...

Sevgiyle, hoşça kalın....

9:04 AM  
Anonymous Anonymous said...

Bu cayin pembe ciceklisini 'lotus cicegi cayi' olarak icmistim. Sizin gibi ben de cok etkilenmistim. Yazinizi okuduktan sonra, 'Acaba bizim ictigimiz de yasemin cayi miydi?' diye merak ettim. Internette ararken su bilgiyi buldum: Bu caylar el yapimiymis. Degisik renklerde kuru cicekler, yesil cay ya da yasemin caylarinin icine tek tek sariliyormus. Dogal olmadigini ogrenmek beni biraz hayal kirikligina ugratti. Ama el emegi goz nuru olmasi da guzel, degil mi? Insan, 'Kim dusunmus, yaratmis?' demekten kendini alamiyor..

Bu konuda daha fazla bilgiye sahip olanlar belki vardir ve bizi bilgilendirirler.

Her zamanki gibi ellerinize saglik, yiyenlere, icenlere afiyet olsun.

itir.

2:10 PM  
Blogger munevver said...

Sevgili Itır, sen yazınca düşündüm de, ceviz gibi kısmın orta yerinden açılıp, içinden çiçekler çıkıyordu. Elde sarılması da epey maharet istiyor anlaşılan. Çok güzeldi ama.. Lama da yazmış, insana huzur veriyordu, ve güzel bir çay oluyordu.
Sevgiyle, hoşça kal..

11:25 PM  
Blogger Tuba said...

Sevgili Munevver, yasemin cayi bizim buralarda da cok yaygin. Ozellikle de cin lokantalarinda zorla dayiyorlar:)). Ben en cok kokusunu seviyorum. Sevgilerimle,

10:04 PM  
Blogger munevver said...

Ben de kokusuna ve şekline bayıldım Tuba. Buralarda pek bilinen bir şey değil. Onun için bana çok ilginç geldi. Teşekkürler yorumun için.
Sevgiyle,

11:20 PM  
Blogger Berceste said...

Sevgili Münevver, o çay var ya o çay, ben de isterim :D

Cambridge'den yemek günlüğü yazarı olan Liz'in(Gastronomy Domine) sitesinde görmüş ve bayılmıştım! Özel olarak o çiçekleri iple kurutulmuş çayları bağlayarak yapıyorlarmış. Her birinin yapımı 10-15 dakika alıyormuş, yanlış hatırlamıyorsam!
http://www.kasora.com/servlet/the-50/display-teas-sampler-sample/Detail

Filmi için de:

http://www.youtube.com/watch?v=w_j3ThSg068&mode=related&search=

Yanında senin kurabiyelerin, keklerin eşliğinde harika gider!
Sevgiler...

2:04 PM  
Blogger munevver said...

Ne muhteşem bir şey değil mi Dilek? Verdiğin bilgiler için çok teşekkürler. Itır da bahsetmişti. Çay lifleri bağlanarak yapılıyormuş. Yazdığın linklere baktım. Öylece seyrettim. İnşallah sen de bulup, kendin açılmalarını görürsün. Muhteşem bir şey..

12:08 AM  
Blogger La Madame Chapeau said...

Bunun ayrı bir bitki değil, el yapımı olduğunu yazacaktım ki zaten Itır hanım yazmış :)

İstanbul'da sipariş ettiğiniz takdirde bunu size temin edecek bir dükkan var.

Çok yakında İzmir'de de olacak :)

Sevgiler...

12:34 PM  
Blogger munevver said...

Sevgili Bal, ziyaretiniz için teşekkürler. Ben bu çayı yayımlayınca Itır ve Berceste bazı bilgileri gönderdi. Ne olduğunu öğrenmiş olduk. Burada bilinen bir şey değil çünki. Yeni yeni bulacağız demek ki. . İlginiz için de teşekkürler. Sevgiyle.

3:21 AM  

Post a Comment

<< Home