Thursday, September 07, 2006

Itır Kokan Reçeller


Bahçeli evlerden apartman düzenine geçtikten sonra bir çok bitkiyi unuttuk. Aklımda, büyüklerimizin pek kokusu olmayan meyvelerin reçellerine ıtır koyduğu, örneğin kayısı, üzüm, erik, karpuz kabuğu reçellerine çok yakıştığı var. Ama reçel zamanı ıtır aramayı unutunca, kabuk tarçın ve karanfille aroma veriyorum hep. Bu yıla kadar tabi.

Kuzenim Gülten ablamın terasında ıtırı görüp, üstelik ıtırlı üzüm reçelini tadınca çok sevindim. Kendi balkonumda da yetiştirmeyi başarınca bu yılki bazı reçellerim ıtırlı oldu. Kokusunu ben söylemiyeyim, siz tahmin edin.

Reçel yapımını anlatacak değilim. Sadece şekerli meyvelere 1 e 1 ölçü kullandığımı, reçeli 3 seferde kaynattığımı, kıvamı gelp limonunu koyarken bir dal da ıtır koyduğumu söyliyeyim.

Resimde mürdüm eriği, kivi ve kavak inciri reçeli var. Bizim evde ham incir sevilmediğinden, ben de kavak incirinin miniciklerinden yapıyorum.

Yalnız kiviyi eriyeceğini düşündüğümden kireç kaymağına yatırdım. Bilmeyenler için kireç kaymağı şöyle yapılıyor.
-2 avuç kadar kirecin üzerine 3 lt. su koyuyor karıştırıyoruz. 3-4 saat sonra kireç dibe çöküyor.
-Üstte biriken duru su kireç kaymağı oluyor. Ben bu ilk suyu döküyorum.
-Aynı işlemi tekrar yapıyoruz. Hazırladığımız meyvelerin üzerine geçecek kadar bu suyu koyuyor, 1/2 ile 1 saat arası bu suda bekletiyoruz. Çok bekletirsek meyveler sertleşiyor.
-Sonra meyveleri bol suda 6-7 kez yıkıyoruz.
Böylece meyveler hem erimiyor, hem de parlak oluyor. Bu usulle, domates. kabak(tatlı) , karpuz kabuğu reçelleri de yapılabilir.

Ben reçeli bir parça beyaz peynir üzerinde seviyorum. Ya siz?
Afiyet olsun!
Hepinizin Berat Kandili kutlu, dualarınız kabul olsun.

32 Comments:

Anonymous Anonymous said...

Sevgili Münevver,kandiliniz mübarek olsun.
Reçeller harika görünüyorlar,eminim çok da lezzetliler.Ellerinize sağlık.

12:53 AM  
Blogger Damak Tadı said...

Sevgili Münevver,
Senin ve ailenin kandili mübarek olsun.Reçellerin çok güzel olmuş ellerine sağlık.


Sevgiler

2:23 AM  
Anonymous Anonymous said...

BU DEĞERLİ KANDİL GECESİNDE, KAİNATIN YARATICISI VE ALEMLERİN RABBİ BAĞIŞLAYICI VE ACIYICI YÜCE ALLAH TÜM DUALARINIZI KABUL ETSİN

2:46 AM  
Blogger zinnur said...

Munevver, inanamiyorum!Once resminin guzelligi dikkatimi cekti, sonra iletiyi okumaya baslayip da kirec kaymagiyla ilgili kismi gorunce heyecandan nerdeyse ziplayacaktim. Turkiye'den dondugumden beri merak edip duruyorum bu kirecli sekerleme isini. (Sebep Ciya'nin kabak tatlisi) Hatta yorumlarda ve ozel haberlesmemizde diger blogcu arkadaslarla konusuyorduk nasil yapiliyor acaba diye. Hic dolasmadan senin gibi bir usta ahciya danismak varmis! Kireci burada bulabilecek miyim bilmiyorum ama, cok sevindim bu tarifi buldugum icin, cok! Tesekkurler...

4:24 AM  
Anonymous Anonymous said...

Merhaba Münevver Hanım,öncelikle siz ve ailenizin kandili mübarek olsun der ve sorumu sormak isterim.Itır yaprağını nasıl bulabilirim.Aktarlarda veya baharatçılardan bulabilirmiyim.asıl merakım siz taze dalından yapraklarını koparıpmı koyuyorsunuz.Eğer öyleyse taze ıtır bulmam gerekicek.sevinç

5:54 AM  
Blogger munevver said...

Sevgili Beyhan ve Gül,teşekkürler,Sizin de kandiliniz mübarek olsun.

7:46 AM  
Blogger munevver said...

Dilek,inşallah hepimizin duaları kabul olur.

7:48 AM  
Blogger munevver said...

Zinnurcuğum,ben sana çok teşekkür ederim.Ustalık mertebesine beni layık gördüğün için.Öğrenecek ne çok şey var daha.Kireç bulabilirsin umarım.Ben ilk suları döküyorum,kirli olur diye.Bir kaç kez su alma işlemini yapabilirsin.Meyvenin sertliği,kireç kaymağında kalma süresi ile ilgili.Çok kalırsa sertleşiyor.Azıcık meyve ile dene süreyi.Arzu ettiğiniz sertlik için.Çok narin meyveleri kireç kaymağına koyuyorum.Patlıcan gibi,kabak gibi.Kabak çok güzel oluyor.Ben de çok mutlu oldum seni mutlu ettiğim için.Hoşça kal...

7:49 AM  
Blogger munevver said...

Sevgili Sevinç,ziyaretiniz için çok teşekkür ederim.Sizin de kandiliniz mübarek olsun.Itır,sardunya gibi bir bitki.Yaprakları çok güzel kokuyor.Kurusunun olup olmadığnı bilmiyorum.Ben filiz alır gibi (bir kaç yapraklı) dal koparıyorum. Eskiden bahçelerde çok varmış.Şimdi de aramak lazım.Bulursunuz umarım.Tekrar görüşmek üzere..

7:54 AM  
Blogger Zeynep M. TÖRE said...

Merhaba Munevver Abla,
Seninde kandilin mubarek olsun.
Rahmetli anneannemde hep kirec sondurerek yapardi recellerini, onu animsattin bana. Ellerine saglik. Afiyetle yiyin.
Sevgilerimle.

9:25 AM  
Blogger munevver said...

Sağol Zeynepciğim.Eskiden daha çok kullanılıyormuş kireç kaymağı.Şimdi unutuldu biraz.Bilenler de azaldı galiba.Kirece yatırılan meyvelerin reçeli bir başka oluyor.Senin de bildiğin gibi Öpüyorum.

12:44 AM  
Blogger Dilek'ce said...

Sevgili Münevver,
eline saglik! Sekerleme türü seyleri sevmesem de benim de merak etigim konulardandi bu kirec isi;)
Ben de gecen hafta patlican receli yapmistim. Almanca sayfamda kullanamadigim kirec kaymagindan bahsetmistim. Recel ve kabak tatlisi mevsimi geldigi anlasiliyor degil mi?
Itirin kokusunu bende seviyorum, daha ziyade faydalarini ögreneli daha fazla sevmeye basladim;). Eskiden annemin vardi. Kac yildir benim de evimde olsun istiyorum fakat hala yok.
Sevgiler

12:52 AM  
Blogger evcilkedi said...

Ellerine sağlık Münevver, özellikle kivi reçeline bayıldım. Benim çok sevdiğim bir meyvedir, kirece yatırmak hiç aklıma gelmemişti. Teşekkürler bu harika fikir için. Bu arada iki değişik kurabiye tarifi buldum senin için, yakın zamanda siteye yazmaya çalışacağım, eğer beceremezsem e-mail ile yollarım. Sevgi ve selamlar

5:47 AM  
Blogger munevver said...

Dilekciğim,ben de pistediğim patlıcanı bulamadım reçel yapmak için.Itırın kokusu ne kadar güzel değil mi? Balkonda çok kolay yetişti.Sen de yetiştirirsin inşallah.Öpüyorum.

Tülinciğim,çok teşekkür ederim.Kiviler parlak ve diri oldular,kireç kaymağı sayesinde.Kurabiyeleri bekliyorum.Ama önce hastanız iyileşsin,sen rahatla,sonra olur hepsi.Sağlık herşeyden önemli.Seni de öpüyorum.

11:01 AM  
Blogger ev perisi;) said...

Selam sevgili Münevver!
Blokları gezerken rastladım bloğunuza...
Gerçekten de yaratıcı ve hoş tarifler var emeğinize sağlık!
Itırın reçelde kullanıldığını öğrendim sayenizde...
Bulursam ben de denemek istiyorum...
Sevgiler...

11:52 AM  
Blogger munevver said...

Evperisi hoş geldin!Teşekkür ederim ziyaretin için.Evet,ıtır reçele güzel bir koku veriyor.Kullanmanı öneriyorum.Tekrar görüşmek üzere hoşça kal!

11:47 PM  
Anonymous Anonymous said...

MÜNEVVERCİĞİM ITIRIN KOKUSU BURALARA KADAR GELDİ ELLERİNİZE SAĞLIK.REÇELE BAYILIRIM
SEVGİLERİMLE

4:08 AM  
Blogger Tijen said...

ellerine saglik münevver'cigim.. itiri daha geçen gün konustuk. yunanli bir arkadasimiz da bazi reçellere itir koyduklarini söyledi. izmir'de de üzüm hosafina ve reçeline konur demisti bir arkadasim.
tijen

9:05 AM  
Blogger munevver said...

Candancığım,kokusu çok güzel,abartıyor olabilirim ama ne yapayım çok sevdim bu çiçeği.

Tijenciğim,kültürler birbirinden etkileniyor.Rumelide eskiden büyüklerimiz sık kullanırlarmış.Reçel ve hoşaflara.Çünki o zamanlar tarçın v.s aroma veren baharatı bilmezlermiş.Bu vesile ile bizde de yaygınlaşır belki.
Kese kese çiçeğim bitecek diye korkuyorum şimdi de...

İkinize de selamlar.

9:18 AM  
Blogger Hanife said...

Munevver'cigim,
Ben itirli recel hic yemedim. Aslinda recel konusuna o kadar yabanciydim ki. Oysa annem cok guzel recel yapar, tembellik edip ogrenmedim hic. Ilk deneem basarisiz olmustu, sonra Ozgul ablanin tariflerini denedim ve cok guzel oldular.
Kirec suyuna yatirilmis recellere bayilirim ben, cok onceleri yemiztim. Burada bulabilsem yaparim. Senin tarifin oldukca aciklayici, belki bir gun denerim. Ben de krema peynirle seviyorum, tyalanci cheesecake gibi oluyor:))
Ogullarinin dogumgunleri hayilir olsun bu arada, Allah sevdikleriyle silerle uzun omurler nasip etsin. Benim oglumda Eylul dogumlu, pazar gunune yapacagiz dogumgununu. Pastan cok guzel olmus, ellerine saglik..

12:20 PM  
Blogger munevver said...

Sağol Hanifeciğim,bu kadar güzel yemek yapıyorsun,reçeli de yaparsın.Sana önerim,önce çok az miktarda reçel yapmayı dene.Hem uzun süre kaynamadığı için rengi güzel olur.Hem de neyi nasıl yapman gerektiğini çabuk anlarsın.
Oğullarım için iyi dileklerine teşekkürler.Çocuklar küçükken bizimle,sonra uzaklaşıyorlar.Şimdi zorla kokluyorum onları.Bu günlerin kıymetini bil.Öpüyorum seni ve oğluşunu.

10:18 PM  
Anonymous Anonymous said...

Sevgili Munevver, Zinnur ile konusmamiza katilimini okuduktan sonra blogunu buldum. Galiba kireci bulduk is bundan sonra yapimina kaldi. Recellerin goruntusu sahane olmus, meyve dilimleri resim gibi. Receli uc kere kaynatiyorum demissin o kismini biraz aciklayabilir misin?

Sevgiler

9:06 PM  
Blogger munevver said...

Sevgili Mine,öncelikle bloğuma hoş geldin.Çok teşekkür ederim,güzel sözlerin için.Her reçelde kireci kullanmıyorum.Çok hassas,şekli bozulabilecek meyvelerde kullanıyorum.
Kirece koymadığım meyvelere akşamdan şeker koyup bekletiyorum.(Kireçlıyorsam buna gerek yok)Sabah bir kez kuvvetli ateşte 3-4 dk.kaynatıp ocağı kapatıyorum.Şurup soğuyor,meyve suyunu bırakıyor,meyve şekeri bünyesine alıyor.
2.kez öğleden sonra,3.kez de gece ayni işlemi yapıyorum.Böylece hem reçel çok kaynamadığı için rengini muhafaza ediyor,hem de kıvamını görmek kolay olayor.(2.ve 3.de hafif ateş)
Umarım faydalı olmuşumdur.Tekrar görüşmek üzere sevgilerimi yolluyorum.

10:04 PM  
Anonymous Anonymous said...

Sevgili Munevver, Hosbulduk, tanistigimiza cok memnun oldum. Recel pek yapmazdim bu sene merak sardim. Kademeli kaynatma
cok iyi fikir cunki recel sicakken kivamini kestirmek zor oluyor. 2.ci ve 3.cu asamalarda kaynattiginda sure gene 3-4 dakka mi?

11:11 PM  
Blogger munevver said...

Evet Mine,kısa süre ama tanelerin yumuşadığı ve kıvamı olduğu an tamamdır.Bunun için çay tabağına azıcık koyup dondurucuda hemen soğutursan kıvamını çabuk görmüş olursun.Bu aşamada hemen limonu koyup,ocağı kapat ki rengi bozulmasın.Bir de çok az meyve ile,örneğin bir küçük kase ile dene .Hem elin alışır,hem de kıvamı yakalaman kolay olur.1/4 limon suyu yeter 1 küçük kaseye.Kolay gelsin,afiyet olsun.Yapa yapa insan nerede ne yapması gerektiğini daha iyi anlıyor.Pes etmemek lazım.Sevgiyle öpüyorum.

12:46 AM  
Anonymous Anonymous said...

Munevver, Tabagi dondurucuda yapiyordum (bir de kasiktan akisina baktigim olur) ama senin usulunle kademeli pisirmenin kivam icin buyuk kolaylik sagliyacagina inaniyorum. Kiwi receli hic duymamistim, bu kisa yapmak icin sabirsizlaniyorum. Munevver, yardimlarin ve cana yakinligin icin cok tesekkur ederim. Zinnur sayesinde ne guzel insanlarla tanisdim. Sagolun.

10:00 AM  
Anonymous Anonymous said...

Munevver, Tabagi dondurucuda yapiyordum (bir de kasiktan akisina baktigim olur) ama senin usulunle kademeli pisirmenin kivam icin buyuk kolaylik sagliyacagina inaniyorum. Kiwi receli hic duymamistim, bu kisa yapmak icin sabirsizlaniyorum. Munevver, yardimlarin ve cana yakinligin icin cok tesekkur ederim. Zinnur sayesinde ne guzel insanlarla tanisdim. Sagolun.

10:00 AM  
Blogger munevver said...

Rica ederim Mine,Yardımcı olduysam sevinirim.Kivi reçeli mayhoş tadıyla pek güzel oluyor.Kolay gelsin.Sevgilerimle...

11:41 AM  
Anonymous Anonymous said...

ellerinize saglik harika tarifler
Ben bu kirec kaymagi hakkinda bir sorum olacak, bildigimiz kirec degilmi duvara tavana surulen :)
kazayla milleti zehirlemek istemem:(...

12:29 AM  
Blogger munevver said...

Birecik, hoş geldiniz. Kireç, bildiğimiz kireç. Yalnız toz halinde ve artık söndürülmüş vaziyette satılıyor nalburlarda. Eskinin o parça parça kireci değil.

Kireç kaymağı ise, kirecin üzerine su koyuyoruz ya. Kireç aşağıya çöküyor.Üstte duru bir su kalıyor. Bu suyu 1-2 kez döküyoruz.( Bu suyu kullanmıyoruz.) Tekrar su koyup kirecin çökmesini bekliyoruz. İşte bu su kireç kaymağı. Üstteki bu suyu bulandırmadan bir kaba alıyoruz. Bu işlemi bir kaç kez yapabiliriz. Meyvelerin üzerine bu suyu koyuyoruz. Yalnız bu suda çok bekletilirse, çok setleşir ve tadı değişir. Yarım saat 45 dk yeterli. Bu süreyi deneyerek bulabiliriz. Sonra meyveleri bol suda uıkıyoruz. Ben iyice abartıp,9-10 kez yıkıyorum.

Ta, Osmanlılardan beri reçeller bu şekilde yapılıyor. Hali hazırda Yunanistan ve Rumelide reçeller hep böyle yapılır. Onlara göre kireçsiz reçel olmaz. Ben sadece eriyebilecek meyve ve sebze reçellerini böyle yapıyorum. Yakında domates reçelini yayımlayacağım.

Teşekkürler ziyaretiniz için.

1:29 AM  
Anonymous Anonymous said...

cok sagolun, detayli anlatim ve cok cabuk cevap icinde ayrica tesekkur ederim, harikasiniz...

11:41 AM  
Blogger munevver said...

Rica ederim Birecik, faydam olduysa size ne mutlu bana.

Güzel günler.

11:11 PM  

Post a Comment

<< Home